<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yudum.ORG &#124; İnternette Yeni Bir Yudum... &#187; Oyun Dünyası</title>
	<atom:link href="http://www.yudum.org/category/oyun-dunyasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yudum.org</link>
	<description>Hayata dair herşeyi yudumlayın...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 12:58:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Call of Juarez: Bound in Blood</title>
		<link>http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/</link>
		<comments>http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 11:50:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KRALemci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Call of Juarez: Bound in Blood]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yudum.org/?p=706</guid>
		<description><![CDATA[Call of Juarez: Bound in Blood HAKKINDA bilgiler verilmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.trgamer.com/img/092009/cojbib_pc/i1.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="left" /><strong>B</strong>abamla koltuğa kurulmuş İyi, Kötü, Çirkin&#8217;i izlerken düşündüğüm  tek şey filmin ne kadar başarılı olduğu değildi. Çoktan kafamda bana  ait, tamamen benden beslenen bir kovboy yaratmıştım bile. Elimde oyuncak  Altıpatlar, çevrede &#8220;dıkşın, dıkşın!&#8221; nidalarıyla dolaştığımı tahmin  edebiliyorsunuzdur herhalde. Sonrasında alınan şapkalar, çizmeler,  yelekler ve aile bütçesinde açılan delikler&#8230; Hepsi ne içindi? Basit  bir çoçukluk hevesi için mi? Eğer günün birinde biri bana bu soruyu  soracak olursa kesin bir dille &#8220;Hayır&#8221; diyeceğim. Tamam, belki kovboy  olmak isteyecek yaşı çoktan geçtim ama içimdeki vahşi batı aşkı,  kovboylara duyduğum hayranlık hiçbir zaman bitmedi. Onlara ait ne varsa  tükettim diyebilirim. <span id="more-706"></span>Kostümler, filmler, oyunlar.. Oyunlar mı? Sanırım  birkez daha düşünmem gerekecek. Zira karşımda vahşi batı temalı bir  devam oyunu duruyor. E o zaman ne diyoruz? Adios amigos!</p>
<p>&lt;!&#8211;more&#8211;&gt;</p>
<p><strong>Bir avuç insanın neler yapabileceğini tahmin bile edemezsin!</strong></p>
<p>Piyasadaki  benzer oyunları saymaya kalkıyorumda sayıları 3&#8242;ü, 4&#8242;ü geçmiyor. Hal  böyle olunca insan sormadan edemiyor &#8220;niye bu kadar azlar&#8221; diye. Şaka  değil vahşi batıdan bahsediyoruz; bir dönemin popüler kültürü, sinemanın  parlak tarafı.. Eğer kafamı duvara çarptığımdan beri beynimde hasar  oluşmamışsa yanlış hatırlamıyorumdur; ben henüz küçük bir çocukken pazar  sefalarımız vardı TRT&#8217;de. Sadece pazar değildi aslında. Hafta içi de  olurdu ama pazarları bir başkaydı. Ailecek kurulurduk TV başına, işte o  zamanın karizma kovboyu kimse adamı dört gözle izlerdik (birde acayiptir  bizim ailede gözlüksüz fert yok). Ağzından çıkacak tek bir kelimeyi,  yapacağı ufak bir hamleyi heyecanla beklerdik. Ne günlerdi be.. Şimdi  düşünüyorum da, küçükken kovboy olma hayalleri kuran tek çocuk, TV  başında kendinden geçen tek aile de benim ailem olamaz ya. Peki bu kadar  sevilen bir temadan nasıl oluyor da bu kadar az oyun çıkıyor? (birkaç  satır öncesi.) Artık oyun yapımcılarının uyuzluğundan mıdır bilmiyorum  ama hep göz ardı edildi bu tema. Ya da cesaret edilemedi. Zira oyuncuyu  sınırsız betona boğup, eline son teknoloji silahlar yerleştirmekten daha  zor bir iş bu. Ama neyse ki cesaret edecek birileri varmış. Şöyle bir  bakıyorumda kimler var kimler yok diye; aklıma Outlaws, Gun ve  Desperados geliyor. Harbiden çok azlarmış. Hah birde Call of Juarez  vardı. Grubun lideri, uzun boylu, temiz yüzlü, zeki şahsiyet&#8230;<br />
<img src="http://www.trgamer.com/img/092009/cojbib_pc/i2.jpg" border="0" alt="" /><br />
<strong>Evet  kovboy, seni bağışlamam için bana bir şeyler anlat. Mesela hikayenden  başla.</strong></p>
<p>Sanırım bizim ailenin anormalliklerini bir kenara  bırakıp, asıl konumuz olan Call of Juarez: Bound in Blood&#8217;a (CoJ: BiB)  dönmemiz gerekiyor. İlk oyunu oynayan -şanslı arkadaşlar-  hatırlayacaklardır Call of Juarez&#8217;in nasıl etkileyi bir senaryosu  olduğunu. İşte CoJ: BiB tam da ilk oyunun ağırlığına yakışan bir girişle  karşılıyor bizleri. Ekranda iki adam var. Birbirlerine silah  doğrultmuşlar. Ardından kamera biraz hareketleniyor ve hemen köşede  güzel bir bayan olduğunu görüyoruz. Ne var ki güzelliğine doyamadan  yüzündeki endişeye takılıp kalıyoruz. Daha &#8220;sanırım bu kadın yüzünden  birbirlerine silah doğr..&#8221; demeye kalmadan ekran kararıyor ve epey  geriye, 20 yıl öncesine gidiyoruz. İç savaş dönemindeyiz, ekranda Ray  var. İlk oyundan tanıdığımız, Billy&#8217;nin üvey amcası olan Ray. Anlıyoruz  ki Ray yine ana karaktelerden biri olacak. Sonradan öz kardeşi Thomos&#8217;da  devreye giriyor ve ordudan kaçış için her şey tamamlanıyor. Kasabaya  dönüyorlar ama ne dönüş! Şerif ikiliden silahlarını vermelerini istiyor.  Bir adamın vahşi batıya silahsız girdiğinde başına neler gelebileceğini  ilk oyundan çok iyi biliyoruz. Ray&#8217;de bunu göz önüne alarak şerife  meydan okuyor ve büyük düelllo başlıyor. Gerçekleşen düelllo sonucunda  şerifi öldürüyoruz ve gerideyse sadece ordudan kaçıp, cinayetle aranan  ikilimiz kalıyor&#8230;Tüm bunlar gerçekleşirken tıpkı küçüklüğümde olduğu  gibi ağzım açık bakıyordum. Gerçekten de yine yapacağını yaptı Juarez.  Derin bir senaryo bekliyordum ama bu kadarını da değildi. Oyunu  oynuyorum ama nasıl, kafa başka yerde. Adeta beynimden vurulmuşa döndüm,  şu anda benimle değil, ruhumla irtibat kuruyorsunuz. Şaka bir tarafa  gerçektende çok güçlü temeller üzerine kurulu bir senaryoya sahip CoJ:  BiB. İlerledikçe bunu daha iyi anlıyor ve resmen büyüleniyorsunuz. Keşke  Techland diğer oyunların senaryosuna da el atsa diyerekten ilgili  teknik detaylara geçiyorum.</p>
<p><strong>Buralarda silahını ne kadar hızlı kullanırsan o kadar çok yaşarsın.</strong></p>
<p>CoJ:  BiB tıpkı ilk oyunda olduğu gibi iki ana karakterden meydana geliyor.  Ray ve Thomos biladerleri kontrol ettiğimiz oyunda, sistem fazlasıyla  basit; yeni bölüme başlamadan önce ikiliden birini seçmemiz isteniyor.  Seçtiğimiz karakteri biz, diğer karakteriyse bilgisayar yani yapay zeka  kontrol ediyor. Fakat burda dikkat edilmesi gereken bir husus var.  Karakteler arası seçim yaparken bazı kriteleri göz önünde bulundurmamız  gerekiyor. Çünkü ikili arasında gerçekten kayda değer farklar var.  Mesela Ray&#8217;den başlayalım. Ray, elinde taşıdığı iki silahla meşhur  arkadaşımız. Yakın mesafede ve düellolarda usta oluşu bir kenara  kalabalık gruplara karşı savaştığımızda fazlasıyla başarılı. Elinde iki  silah taşıdığını söylemiştik. İşte bu silahların bir keramaeti varmış.  Şöyle ki, birden fazla düşmanla karşılaştığımızda silahın ibresi ikiye  ayrılıyor. Böylece iki silahı birbirinden bağımsız olarak  kullanabiliyorsunuz. Yani aynı anda iki düşmana birden nişan almak  mümkün oluyor. Başta bu kullanıma alışmak biraz zaman alıyor ama  alıştığınızdaysa oyundan aldığınız keyif katlanarak artıyor. Ha ben  elimde iki silah istemem diyorsanız birde dinamitimiz var. Ray&#8217;in bir  dakika bile yanından ayırmadığı dinamiti diğer elinize alarak düşmanlara  korku saçmakta sınırsız özgürlüğe sahipsiniz. Son olaraksa Ray&#8217;in  bıçaklarının olduğu haberini verelim. Bu bıçaklar sayesinde kesme, biçme  ve deşme (!) işlemlerini rahatlıkla halledebiliyorsunuz.  Şimdi gelelim  Thomos biladerimize. Thomas, Ray&#8217;in tam tersine uzak mesafede başarılı.  Haliyle bu özelliğini göz önüne alırsak Thomos&#8217;ı uzaktan gelen, tepeden  inen her türlü düşmana karşı kelle uçurma görevinde kullanabiliyoruz.  Thomos&#8217;ın bunların dışında ekstra bir özelliği yok. Ha bir de unutmadan  Ray&#8217;in bıçaklarından onda da mevcut. İstediği an bıçakları düşmana  fırlatıp, koca bedeninin çuval gibi yere serilmesine sebebiyet  verebiliyor. Tabi bunlar karakterlerin has özelliklerini oluşturuyor.  Birde oyunun size verdiği ödül niteliğindeki özellikler var. Şöyle ki  oyunda bir adet özel güç barı bulunuyor ve başarılarınıza göre doluyor.  Kıvama geldiğindeyse oyun size ayrıcalık tanıyor. Mesela Ray&#8217;le 12  farklı hedefe kurşun yağdırırken, Thomos&#8217;la ise ağır çekimde hareketsiz  kalan 6 düşmanı tek hamlede yere indirebiliyorsunuz. Hoşunuza gitti  değil mi?</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/092009/cojbib_pc/i3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>İtiraf  etmeliyim ki, Ray&#8217;le oynarken aldığım keyif en üst seviyeye çıktı.  Bunun sebebiyse; Ray&#8217;e eklenen birtakım özelliklerin oyuncuya yeni  tatlar tattırması. Zaten söz konusu özellikler sadece seride değil, FPS  türünde de ilkleri oynuyor. Bu yüzden CoJ: BiB&#8217;i sıradan FPS&#8217;lerden  ayırmakta zorluk çekmiyorsunuz.</p>
<p><strong>Bak dostum vahşi batının  kendine has birtakım kuralları vardır. Ve sen bu kurallara çabucak  alışsan iyi olur.</strong></p>
<p>CoJ: BiB&#8217;de Left 4 Dead benzeri bir bölüm  sistemi mevcut. Temelde beş adet bölüm var ve bu bölümler kendi içinde  üç kısıma ayrılıyor. Yani biraz matematiğin nimetlerinden faydalanırsak;  5*3 gibi basit bir işlemden sonra, oyunda 15 bölüm olduğu sonucuna  varırız ki bu cevap bizi ÖSS&#8217;de milyonlarca insanın önüne alır (ama  nedense evdeki hesap hiç bir zaman çarşıya uymaz). Tabii ki konumuz bu  değil. CoJ: BiB bunca bölümünün yanı sıra 6 adet yan bölümüyle 8 ila 10  saat arası değişkenlik gösteren bir oynayış süresine sahip. Ekstra  olarak her bölüm sonunda sizi bir düello bekliyor. Mantık aynı; tek  yapmanız gereken çan sesini iyi takip edip, doğru zamanda tetiğe basıp,  düşmanı delik deşik etmek. Sonrasında ufka selam verip, bir sonraki  bölüm için biletinizi almak fazlasıyla yeterli. Aslında bu tür bilgilere  fazla takılmayı sevmiyorum. Çünkü okuyucuyu salak yerine koymak gibi  bir şey oluyor. Sonuçta bunların hepsini siz farkedebilecek ve  uygulayabilecek kapasiteye sahipsiniz. O yüzden ben direk oyunu oynarken  hoşuma giden şeylerden bahsetmek istiyorum. Zaten bir oyun editörünün  görevi başka ne olabilir ki? En başta oyunun çizgisel bir yapısı  olduğunu kabul etmek gerek. Oyun sizi nereye sürüklerse, o tarafa gitmek  zorundasınız. Her ne kadar yan görevlerde serbestliği oldukça yüksek  dozda hissetsek de, ana görevlerde durum genellikle böyle. Ama neyse ki,  CoJ: BiB kendi keline bir nebze olsun çözüm bulmuş. Şöyle ki, çizgisel  oynayış, tamamen oyuncunun zekasına ve hünerlerine bırakılan bir  sistemle aşılmış. Mesela oyunda düşmanların nereden saldıracağını,  nerelerden çıkabileceklerini tamamen zekanızla çözmeniz gerekiyor.  Düşmanı gördüğünüzdeyse kontrol tamamen elinizde. İstediğiniz stratejiyi  ortaya koyup, hünerlerini konuşturabiliyorsunuz. Bu sayede monotonluk  &#8220;önüne geleni indir&#8221; izlenimi büyük ölçüde azalıyor. Monoton yapıya son  darbeyiyse karşılacağınız sürprizler vuruyor. Bölümler genellikle baskın  yapma ya da baskından kaçma gibi basit bir döngü içinde geçip dursa da,  bazı bölümlerin zekice kurgulandığı ve sizi şaşırttığı bir gerçek. Bir  bakmışsınız farkında olmadan,  &#8220;Vay canına, helal olsun, yürü be koçum&#8221;  gibi baba cümleler kurmaya başlamışsınız bile.</p>
<p><strong>Vahşi batıda en tehlikeli saatler hava karardığında başlar.</strong></p>
<p>Vahşi  batı temalı bir oyunundan ne beklersiniz diye sormaya kalksam eminim  hepiniz; &#8220;geçtiği dönemin atmosferini, mimarisini ve toplumsal  özelliklerini iyi yansıtmalı&#8221; derdiniz. İşte CoJ: BiB bu isteklerinizi  bir bakıma yerine getirmiş. Öncelikle oyunun ilk oyuna göre kat ve kat  daha büyük bir haritası var ve birçok yapı ve nesneyle doldurulduğundan  şehir ortamını büyük ölçüde yansıtıyor. Çevredeki evler, variller,  kutular ve daha bir sürü obje çevreye fazlasıyla uyum sağlıyor ve  gerçekten de tam olması gerektiği gibi. Tek sıkıntı nesnelerde ve  bölümlerde kullanılan renklerden kaynaklanıyor. Zira oyun genellikle  açık tonda, sarı ve kahverengi renklerden meydana geliyor. Bu yüzden  sürekli aynı renkler tekrar tekrar kullanılmış ve bu da zamanla canınızı  sıkabiliyor. Fakat Far Cry 2&#8242;de olduğu gibi göze battığını söyleyemem,  zira çevrede çok fazla nesne yer aldığından çeşitllik hissi bunu  unutturuyor. Zaten bu problemi aştığınız an oyunun grafikleri sizi  fazlasıyla tatmin edecektir. Benim asıl beklediğim şey, oyunda daha  fazla insan görmekti. İnsaların bir şeylerle uğraştığını görüp,  toplumsal yapının da oyunu aktarıldığına dair birkaç kelam etmek  isterdim size buracıkta. Ama böyle bir şey yapmaya kalkarsam -çok  sevdiğim- bu oyuna torpil geçmiş olurum. Neyse ki ben namuslu bir editör  olarak kalmayı tercih ediyorum. Her neyse, evet sırada ikinci plandaki  karakter modellemeri var. Şimdi bu konuya nasıl başlayacağımı  bilemiyorum. Zira nerden tutsam elimde kalıyor, büyük bir çelişki içinde  buluyorum kendimi. Şöyle ki, oyundaki karakter ve düşman tasarımları  fazlasıyla başarılı. Gerek tipler gerekse kılık kıyafet olarak tatmin  ediciler ve vahşi batı insanı anımsatıyorlar. Fakat öyle bir şey var ki,  tüm büyüyü bozuyor; maalesef karakterlerin ve bilhassa düşmanların yüz  ifadeleri sıradan ve kendini çok tekrar ediyor. Hemen hemen çevredeki  hiçbir olaya tepki vermiyorlar ve siz gelene dek ruh gibi yaşamaya devam  ediyorlar. Oyun boyunca Techland&#8217;ın belirlediği noktalar haricinde  hemen hemen hiçbir olaya tepki vermiyorlar. Bu durum da ister istemez  canınızı sıkıyor. Ama kuş tüyü kadar hafif bu hatalar yüzünden güzelim  CoJ: BiB&#8217;i üzmek de olmaz. Son olarak çevreyle etkileşimin de olduğunu  belirtelim. Ama bunun kutu itmek ve varil devirmekten ileri gitmediğini  de ekleyelim ve sizi birazcık hüzne boğalım. Evet beyler, bayanlar ve  romalılar! Kapanış konuşmasını yaparken son noktayı koyacak olursak;  CoJ: BiB&#8217;in vahşi batıyı başarıyla yansıttığını ve birçok yapıyla  çeşitlendirerek, hoş bir ortam yarattığını söyleyelim. Ah birde  bahsettiğim hatalar olmasaymış, yere göğe sığmazmış. Ama bu haliyle bile  ortalamanın çok üstünde.</p>
<p><strong>Gün batımına yarım saaat kala iki  adam çarpışır ve sadece çok isteyen hayatta kalır.</strong></p>
<p>Gerçekten  uzun bir yazı oldu bu. Yazdık, çizdik ve tarttık en sonunda oyunun  single tarafını tüketmeyi başardık sayın TrGamer okurları. Şimdi geldik  çok hassas bir noktaya, oyunun multi tarafına. Her şeyden önce şunu  belirtmekte fayda var; CoJ: BiB multi olarak diğer FPS&#8217;lere ekstra bir  özellik katmıyor ama eğlenceli ve uzun süreli bir oynayış sunuyor. Bunun  sebebiyse büyük ölçüde bölümlerin etkisi ve vahşi batıya uygun  tasarlanan oyun modları. 10 değişik haritada, Hunter, Wanted, Manhunt,  Posse ve Will West Legend olmak üzere beş değişik oyun modundan birini  seçerek oyunu oynayabiliyorsunuz. Oyun modlarını tek tek anlatmaya gerek  duymuyorum zira diğer FPS&#8217;ler de olduğu gibi belli bir bölgeyi koruma  veya dinamit patlatma gibi bilindik görevlerden meydana geliyor. Maç  aratma kısmından arama yaptığınızda seçtiğiniz maça, birkaç saniye  bekledikten sonra giriyorsunuz. 12 kişiye kadar destek veren oyunu LAN  üzerinden arkadaşlarınızla da oynayabiliyorsunuz. Gerek ağ üzerinde  gerekse online arena da gayet kullanışlı ve rahat bir sisteme sahip olan  CoJ: BiB, arkadaşlarınızla oynabileceğiniz yegane oyunlardan bir  tanesi. Oyun bombardımanı öncesinde multi tarafına mutlaka el  atmalısınız.</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/092009/cojbib_pc/i5.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><strong>Onurunla  yaşamadın, en azından şerefinle öl.</strong></p>
<p>Evet geldik günün anlam  ve önemini belirten sözcüklere. Müziksel anlamda da  göz dolduran CoJ:  BiB, bir aksiyon oyunundan beklenen her şeyi sonuna dek veriyor. Hız  kesmeyen aksiyon sahneleri, heyecanlı kovalamacalar, başarılı yapay zeka  ve sorunsuz oynanabilirlik. Bunların hepsi CoJ: BiB için geçerli. Öte  yandan grafiksel anlamda da vahşi batı ortamını fazlasıyla yansıtıyor.  Tabii ki, her oyunda olduğu gibi CoJ: BiB&#8217;in de birtakım eksik yönleri  var. Yüz ifadelerindeki yetersizlik ve zaman zaman karşımıza çıkan  bug&#8217;lar oyunun başlıca hataları. Ama bunlar bir kenara CoJ: BiB  kesinlikle vahşi batı oyunları arasında en iyisi. Üstelik sıradanlaşmaya  yüz tutan FPS&#8217;lere yaratıcı fikirlerle yaklaşıp, eğlenceli bir oynayış  sunuyor. Ama ne var ki, ilk oyuna yapılan haksızlık maalesef CoJ: BiB&#8217;e  de yapılıyor ve hak ettiğinin çok altında puanlar alıyor. Bunu gerçekten  anlayamamış olsa da, aldırış etmeden oyunu oynamanızı tavsiye ediyorum.  Zira oyun yönünden kıtlığın yaşandığı şu dönemde CoJ: BiB  oynayabileceğiniz en iyi aksiyon oyunlarından bir tanesi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>GÖRSELLER</strong></p>

<a href='http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/attachment/1/' title='1'><img width="150" height="150" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2010/02/1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="1" title="1" /></a>
<a href='http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/attachment/2/' title='2'><img width="150" height="150" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2010/02/2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="2" title="2" /></a>
<a href='http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/attachment/3/' title='3'><img width="150" height="150" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2010/02/3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="3" title="3" /></a>
<a href='http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/attachment/4/' title='4'><img width="150" height="150" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2010/02/4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4" title="4" /></a>
<a href='http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/attachment/5/' title='5'><img width="150" height="150" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2010/02/5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="5" title="5" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yudum.org/call-of-juarez-bound-in-blood/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Efsane Geri Geliyor Mafia 2</title>
		<link>http://www.yudum.org/efsane-geri-geliyor-mafia-2/</link>
		<comments>http://www.yudum.org/efsane-geri-geliyor-mafia-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 16:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CrazyTurk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[mafia]]></category>
		<category><![CDATA[mafia 2 çıkış tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[mafia 2 ne zaman çıkacak]]></category>
		<category><![CDATA[mafia 2 oyun inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[mafia 2 resim]]></category>
		<category><![CDATA[mafia2]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yudum.org/?p=275</guid>
		<description><![CDATA[2002’de bir oyun geldi, Mafia adında. Zamanla birçok hayranı oldu, bir sürü modu çıktı. Ne iyi bir oyun dendi, ne mükemmel bir oyun dendi. Efsane olmuştu kendisi, oyunun ikincisini geçen yıla kadar kimse beklemiyordu, çünkü oyun severler Mafia’yı bir kez daha bitirmek için uğraşıyordu. 13-14 kez bitirenler oldu, tekrar tekrar oynadılar daha sonra. Birkaç kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2009/03/mafia2-logo1.jpg"><img class="size-medium wp-image-284 alignright" title="mafia2-logo1" src="http://www.yudum.org/wp-content/uploads/2009/03/mafia2-logo1-300x268.jpg" alt="" width="258" height="170" /></a></p>
<p>2002’de bir oyun geldi, Mafia adında. Zamanla birçok hayranı oldu, bir sürü modu çıktı. Ne iyi bir oyun dendi, ne mükemmel bir oyun dendi. Efsane olmuştu kendisi, oyunun ikincisini geçen yıla kadar kimse beklemiyordu, çünkü oyun severler Mafia’yı bir kez daha bitirmek için uğraşıyordu. 13-14 kez bitirenler oldu, tekrar tekrar oynadılar daha sonra. Birkaç kez de ‘Kurtlar Vadisi’ modu bitirildi. Yapımcılar uygun bir zamanı beklediler ve sonra bombayı patlattılar; ‘Mafia 2 yolda’. 2007’de yapılan bu duyurudan sonra bizim için yapılacak tek şey kalıyor, beklemek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yudum.org/efsane-geri-geliyor-mafia-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
